Adnan Şenses

Gönderen: admin  //  Kategori: Biyografi

Adnan Şenses

Adnan Şenses

Baba Muhsin anne Emine’den 21.8.1935 de Bursa’da dünyaya gelen Adnan Şenses babasının memuriyeti dolayısıyla Ankara’ya taşındı.İlkokula Ankara İsmet İnönü ilkokulu’nda başlayan Şenses tahsilinin devamını İstanbul’a taşındıkları Karagümrük İlk ve Ortaokulunu tamamlayıp, ailesinin ısrarı ile marangozluk sanatına başlamıştır. Atelye çalışmaları zamanı sesinin güzelliği ile çevresinin dikkatini çekmiş, böylece sahne ve müzik hayatı 1956 yılında başlamıştır.

Süratle musiki sanatının akademik kısmına ihtiyaç duyan Şenses, Ankara Radyosunun açmış olduğu imtihana girerek pekiyi derece ile Ankara Radyosunda göreve başlamış, 16 sene görev yaptıktan sonra Radyo’dan istifa ederek profesyonel sanat hayatına atılmıştır. Türkiye’nin en ünlü gazinolarında solistlik yapmış, 35′in üstünde film çevirmiş, plak ve kaset dünyasında Altın Plak ve çok sayıda ödüller almış, sosyal düzende dernek, cemiyet, vakıflara konserleriyle yılarca hizmetler yapmış, toplumca çok sevilen Şenses şu an TGRT televizyonunda 1 sene anlaşmalı ayda bir solo konserler yapmakta olup; sanatsal tüm faaliyetlere Mega Star olarak iştirak etmektedir.

Bu şarkıcıyla ilgili eklemek istediklerinizi veya yorumlarınızı “Yorum Yaz” bölümünü kullanarak bildirebilirsiniz. Yorumlarınız yönetici onayından geçtikten hemen sonra yayımlanacaktır. İyi eğlenceler dileriz.

Abidin

Gönderen: admin  //  Kategori: Biyografi

Abidin

Abidin - Popstar Abidin

Abidin, 7 Temmuz 1977′de Adana’da doğdu. İlkokulu Adana Ziya Gökalp, ortaokulu yine Adana’da İstiklal ortaokulu ve liseyi de Seyhan Çobanoğlu lisesinde bitirdi. İlkokul yıllarından itibaren ailesine yardımcı olmak ve kendi parasını kazanmak için çalışmaya başladı. Önce babasının yanında marangozluk yaptı. Sonra bir tüpçüde çalıştı ve ardından bir börekçiye girip orada soğan soymaya başladı. Lise yıllarında ev ev dolaşarak tekstil ürünleri pazarladı. Sonunda hayatındaki en büyük tutkusu müzikle tanıştı ve gitar çalmaya başladı.

Lise hayatı boyunca Adana müzik merkezinde gitar konusunda kendini geliştirdi ve liseyi bitirdikten sonra barlarda şarkı söylemeye başladı. Ancak, üniversiteye de gitmek istiyordu ve sınava girip Anadolu üniversitesi İktisat bölümünü kazandı. Eskişehir’e yerleşti ama sadece 4 ay kalabildi ve Adana’ya döndü. Askerlik zamanı gelmişti.

Askerliğini, doğduğu yere çok yakın bir şehirde Gaziantep’te yaptı. Ancak, 8 ay sonra kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle erken terhis edildi. Adana’ya geri döndü. 1 yıl boyunca demolar hazırladı ve bunları İstanbul’daki müzik şirketlerine gönderdi. Maalesef istediği sonucu alamadı. Hayatına yeni bir yön verip, tekrar Eskişehir’e gitmeye okulunu bitirmeye karar verdi. Okul ve
bar programlarını beraber yürüttü. Mali müşavir olmak istiyordu ama müzik tutkusu yine okuldan ağır bastı ve Abidin yine Adana’ya döndü.

Yine demolar hazırladı, yine İstanbul’a gelip demolarını müzik şirketlerine verdi ve yine amacına ulaşamadı. Soluğu tekrar Adana’da aldı. 2003 Yılının Eylül ayı gelmişti. Kanal D’de Popstar Türkiye tanıtımlarını gördü ve 8 Eylül’de jüri önüne çıktı. Şehir elemelerini geçmiş ve ilk 50 Popstar adayı arasına girmişti. Abidin’e yine İstanbul yolları görünmüştü. İstanbul’daki 3 günlük eğitime katıldı. 3. günün sonunda 50 yarışmacıdan geriye 12 kişi kalacaktı ve Abidin gösterdiği performansla Türkiye’nin yeni Popstarı olmaya aday 12 finalist arasına girdi. Artık sıra halk oylamasına gelmişti. 12 haftalık canlı yayın maratonunun sonunda hiç kırmızı odada son ikiye kalmadan büyük finale kadar geldi.

Önce İzmir, ardından Adana’da halk konserleri verdi sanat yaşamının başında olmasına rağmen final performansını birçok sanatçının hayali olan İstanbul Bostancı Gösteri merkezinde sergiledi.

Bu şarkıcıyla ilgili eklemek istediklerinizi veya yorumlarınızı “Yorum Yaz” bölümünü kullanarak bildirebilirsiniz. Yorumlarınız yönetici onayından geçtikten hemen sonra yayımlanacaktır. İyi eğlenceler dileriz.

Abdülvahit Küzecioğlu

Gönderen: admin  //  Kategori: Biyografi

Abdulvahit Küzecioğlu

Abdulvahit Ahmet Küzeci 1925 senesinde Kerkük şehrinde doğdu, beş yaşında Kuranı kerim dersleri almaya başladı.küçüklüğünden beri mevlitlerde hazır olup Molla Taha ve Molla Sabır gibi değerli hocalardan çok şeyler öğrendi. Sesinin güzelliği ve yüksek kabiliyetinden dolayı pek çok Türkmen şarkıcı sanatkarların arasına girmeyi başardı, düğün ve özel törenlerde Reşit Küle Rıza ve İzzettin Nimet gibi şarkıcılarla Hoyrat ve şarkı okumayı sevilerek başardı.

1956 yılında Ankara radyosunda birkaç şarkı kayıt etmiştir ayrıca 1959 yılında Bağdat Radyosu Türkmence kısmında Türkmen sanatçısı olarak kabul edilmiştir. Bugüne kadar okuduğu şarkı, makam ve hoyratları tüm Türkmenler tarafından zevkle dinleniyor.

HAKKINDA YAZILANLAR

Kerkük’ün Gür Sesi Abdülvahit Küzecioğlu

Geniş sesi ve güçlü yorumu ile haklı bir şöhret kazanan Abdülvahit Küzecioğlu, Irak Türkmen müziğinin yirminci yüzyılda yetiştirdiği en büyük sanatçı idi. 1924 yılında Kerkük’ün Çay mahallesinde doğdu. İlk eğitimini camide Kuran kurslarında aldı. İlkokul ile ortaokulu ise resmi devlet okullarında tamamladı. Daha sonra Kerkük Petrol Şirketi’nde çalışmağa başladı ve emekli olana kadar da işini sürdürdü.
Babası Ahmet Rıza, Kerkük’te küzecilik denilen çanak-çömlek imalatı yaptığı için Küzeci Ahmet adı ile tanınmıştır. Güzel bir sese sahip olan Küzeci Ahmet bir yandan testi, küp ve çanak gibi sanat eserleri yaparken, diğer yandan da bir çeşit uzunhava türü olan hoyrat ve türküler okurdu. Onu yakından tanıyanlar Ahmet Küzeci’nin Kesük, Muçula ve Nobatçı (Nöbetçi) hoyratlarında usta olduğunu söylerler.
Abdulvahit böylece küçük yaşta tanıştığı hoyrat ve türküleri, ilk hocası sayılan babasından öğrenmiştir. Kerkük Kalesi’nde başladığı ilkokulda ise, müzik yeteneği ve sesinin güzelliği müzik hocası Namık Efendi’nin de dikkatini çekmiştir. Böylece Namık Efendi’nin kemanı eşliğinde, okuldaki bütün Türkçe marşları Küzecioğlu seslendirmiştir.
Küzecioğlu Kerkük’te tekke ve camilerde düzenlenen mevlit törenlerine de katılmıştır. Mevl,t törenlerinde okunan ezgileri dinleyerek, kendini geliştirmiş, zaman zaman bu törenlerde Kur’an-ı Kerim’den sureler okumuş ve bazen dinî kasideler ve tenzile havaları da seslendirmiştir. Bu arada Kerkük’ün tanınmış makamşinası Molla Sabir’den makam ve hoyrat usûllerinin inceliklerini öğrenmiştir. Molla Sabir’in kardeşi Molla Taha’dan da dinlediği makam havaları ile dağarcığını zenginleştirmiştir. Bütün Irak’ta büyük bir şöhret sahibi olan Molla Taha’nın yaygın taş plaklarını dinleyerek, repertuarını geliştirmiştir.
Küzecioğlu 1944 yılında Kerkük’teki Irak Petrol Şirketi (IPC)’ne girer. Bu arada müzik sever kişiliği ile tanınan Dayı Kadir de aynı şirkette hattat olarak görev yapmaktadır. Henüz 20 yaşlarında olan Küzecioğlu, bu arada şirkette çalışan kemanî İlham Merdan, ses sanatçısı ve udî Memet Kalayı ve ses sanatçısı Sati Köprülü ile birlikte küçük ama ideal bir müzik topluluğu oluştururlar. O sıralarda Kerkük Belediye Başkanı olan Şamil Yakubî’nin müzikli toplantılara ön ayak olması ile bu ekip haftada en az bir iki müzikli toplantılar yaparlar. Böylece Kerkük’ün ileri gelen musiki meraklılarının da takip ettiği tadına doyum olmaz hoyrat ve türkülerin harman olduğu eğlence fasılları icra edilir.
1952 yılında IPC (Iraqi Petrol Company) tarafından bir meslekî eğitim kursuna katılmak üzere İngiltere’ye gönderilmesi, Küzecioğlu’nun hayatında önemli bir dönüm noktası oluşturur. Londra’da BBC radyosunun Arapça Servisinin Müdürü olan Naim Basri, Küzecioğlu’nun Londra’da bulunduğunu, Irak Radyo Müdürü Aziz Şellal’den öğrenir. Radyo Müdürü Naim Basri, Küzecioğlu’yu BBC radyosuna davet eder. Müdür: ‘Çok güzel ve güçlü bir sese sahip olduğunuzu öğrendim. Sizin sesinizden BBC radyosu için kayıtlar yapmak istiyorum’, der.
Aslında Londra’ya meslekî bir eğitim kursu için gitmiş olan Küzecioğlu, orada BBC radyosunun Arapça ve Türkçe servisleri için kayıtlar yaptırır. Londra radyosunun Arapça servisinde Kur’an-ı Kerim’den parçalar okur. Aynı radyonun Türkçe servisi için de Kerkük hoyratları ve türküleri kaydeder.
Küzecioğlu’nun BBC radyosunda yayınlanan bantları kendisine büyük bir şöhret kazandırır. Özellikle Ortadoğu’da çok dinlenen BBC radyosunun Arapça ve Türkçe yayımları, Irak’taki Türkmen toplumu arasında büyük bir heyecan yaratır. O tarihlerde halkın en büyük ilgi ve merakı radyo dinlemekti. Küzecioğlu’nun sesini duyanlar, ona bir kat daha hayranlık duyuyorlardı. Londra’dan dönüşünde kalabalık bir grup tarafından karşılandı.
Irak’ın ünlü kardeş müzisyenleri Cemil Beşir ve Münir Beşir’in de ilgisini çeken Küzecioğlu, onlarla yakın dostluklar kurdu. Özellikle kemanî Cemil Beşir’in icrası eşliğinde yaptırdığı kayıtlar, Kerkük kahvelerinde gramofonlarda çalınan taş plaklar aracılığı ile geniş halk kitlelerine ulaştı.
1954 yılında Kerkük’te banda alınan Muhalif ve Muçula hoyratları ile iki türkü, ilk kez taş plak haline getirildi. 1956 yılında değerli folklor uzmanı araştırmacı ve yazar Av. Ata Terzibaşı ile birlikte Türkiye’ye yaptığı seyahat sırasında, İstanbul radyosunda Kerkük hoyrat ve türkülerinden oluşan bir bant yaptı. Daha sonraki yıllarda Ankara ve İstanbul radyolarında yeni bantlar doldurdu. Bu bantların Ankara ve İstanbul radyolarının yanı sıra Erzurum, İzmir, Çukurova, Diyarbakır ve diğer mahalli radyolarda da çalınması üzerine, Türkiye’de sevilen ve tanınan bir ses haline geldi.

Kerkük’te kurulan Kızılay Yardımlaşma Derneği’nde bir müzik ekibi oluşturulmasına öncülük etti. Dernek yararına aylık konserler düzenlenerek, halkın rağbet ettiği müzik etkinliklerini sürdürdü. Büyük ilgi gören halk konserlerine ünlü ses sanatçıları Abdurrahman Kızılay, Sati Köprülü, Ali Kaleli, Sami Celali ve diğerleri de büyük destek veriyorlardı.
İstanbul Radyosunda rahmetli Nida Tüfekçi ile tanıştı ve onun sazı eşliğinde Yolcu, Muhalif, Matarı ve Muçula hoyratlarını seslendirdi. İstanbul Radyosunun nadir koleksiyonları arasında bulunan bu bant, uzun yıllar büyük bir hayranlık ve ilgi ile dinlendi. Bir çok müzik firması sanatçının taş plaklarını satışa sundu. Böylece bir kaynak kişi olarak ünü artan Küzecioğlu, Kerkük’ün en büyük müzik elçisi durumuna yükseldi. Türkiye’de Nezahat Bayram, Muzaffer Akgün, Neriman Altındağ Tüfekçi gibi ünlü sanatçılar da Küzecioğlu’ndan alınan Kerkük türkülerini okuma yolunda yarış etmeğe başladı.

Bağdat Radyosunun 1959 yılının 1 Şubat tarihinde açılan Türkmence Bölümü Küzecioğlu’nun sesiyle yayına başlamıştır. Daha sonra Türkmence bölümünde okuduğu parçaların sayısı 150′yi aşmıştır. Irak’ta yaşayan Türkmen toplumu Telafer’den Mendeli’ye kadar Küzecioğlu geniş bir dinleyici kitlesi üzerinde unutulmaz etkiler bıraktı.

Küzecioğlu, ses rengi ve geniş ses aralığı ile uzun hava türüne uygun bir gırtlağa sahiptir. Kerkük folklorunun en zengin yanını oluşturan hoyrat geleneği açısından sanatçı zengin bir repertuara sahiptir. Usta yorumu ile sanatçı, Beşiri hoyratında büyük başarı göstererek zirveye çıkmıştır. Muçula hoyratta da kendine özgü yorumu ile yegâne kalmış ve bu vadinin eşsiz bir ustası kabul edilmiştir. Özellikle Irak Türkmen müziğinin en zengin yanını oluşturan hoyrat türleri arasında Muhalif, Yolcu, Ömergele, Nobatçı, Yetimi, Matarı ve Mazan türlerinde sergilediği güzel yorumu ile sanat çevrelerinin büyük takdirini toplamıştır. Kerkük Divanı’nda artistik tavrı ile kendine özgü bir yorum sergilemiştir. Gazel tarzında ise sanatçı, klâsik gazel okuyucularından geri kalmadığını gösteren sanatçı, bir çok genç yeteneği etkilemiş ve Türkmen sanatına gönül veren okuyucuların yetişmesini sağlamıştır.

Davudî sesi ile haklı bir şöhret kazanan Abdülvahit Küzecioğlu, Irak Türkmen müziğinin Kerkük Türkmen müziğinin özgün ve geleneksel icrasını büyük bir ustalıkla sergileyen Küzecioğlu, 30′un üzerindeki parçayı taş plağa okumuştur. yirminci yüzyılın ikinci yarısında Irak’taki Türkmen sanatının rakipsiz en büyük ismi olmuştur. Kerkük Petrol Şirketi’nden emekli olduktan sonra sanatını bir süre daha icra etmiştir. Ancak 1990′dan sonra aktif sanat hayatından çekilen Küzecioğlu, 29 Haziran 2007 Cuma günü saat 22.30 sularında hayata veda eden Küzecioğlu, 30 Haziran 2007 Cumartesi günü Kerkük’ün en büyük mezarlığı olan Musalla Kabristanı’ndaki aile mezarlığında toprağa verilmiştir.

Türkmen Toplumun sesini dünyaya duyuran Abdülvahit Küzecioğlu, 29 Haziran 2007 tarihinde hayata veda etti. Ömrünü Türkmen müziğine vakfeden büyük usta, hayatının son günlerinde hasta yatağında geçirmişti.

Bu şarkıcıyla ilgili eklemek istediklerinizi veya yorumlarınızı “Yorum Yaz” bölümünü kullanarak bildirebilirsiniz. Yorumlarınız yönetici onayından geçtikten hemen sonra yayımlanacaktır. İyi eğlenceler dileriz.

Abdurrahman Kızılay

Gönderen: admin  //  Kategori: Biyografi

Abdurrahman Kızılay

Abdurrahman Kızılay

Türk Halk Müziği sanatçısı
1940′da Kerkük’ün Musalla semtinde dünyaya gelen Abdurrahman Kızılay, ilk ve orta eğitimini Kerkük’te tamamladı. Çocuk yaşlarda halk müziğine ilgi duyan Kızılay, başta Abduvahit Küzecioğlu, İzzettin Nimet, Reşit Küle Rıza olmak üzere Kerkük’lü ünlü ustalardan ders aldı. Türkiye’de Kerkük hoyrat ve türküleriyle özdeşleşen Kızılay, ilk türkülerini 1959′da Bağdat Radyosu’nun günde yarım saatlik Türkmen programında okudu. 1950′lerin ortalarından itibaren Kerkük Kızılay’ında gönüllü olarak çalıştı. Kerkük Kızılay’ındaki dostları, kuruma verdiği hizmetler nedeniyle Türkiye’-de Kızılay soyadını almasını teklif ettiler ona, o da kabul etti. Türkiye’de “Altun hızma Mülayim” türküsü ile tanınan sanatçı, 1960 yılında 6 yıl Ankara Devlet Konservatuvarı Kontrbas Bölümü’nde eğitim aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra 1966′da Kerkük’e dö-nen Kızılay, Baas Partisi’nin iktidara gelmesinden bir ay önce tekrar Türkiye’ye geldi ve geliş o geliş. Ancak seneler sonra 2003 Eylül’ünde baba toprağına adım atabildi. Asıl adı Abdurrahman Ömer İbrahim olan Abdurrahman Kızılay, 1974′de Türk vatandaşlığına kabul edildi. Türkiye’de evlenen Kızılay’ın iki kız çocuğu var.

Bu şarkıcıyla ilgili eklemek istediklerinizi veya yorumlarınızı “Yorum Yaz” bölümünü kullanarak bildirebilirsiniz. Yorumlarınız yönetici onayından geçtikten hemen sonra yayımlanacaktır. İyi eğlenceler dileriz.

Abdulvahit Ahmet Küzeci

Gönderen: admin  //  Kategori: Biyografi

Abdulvahit Küzeci

Abdulvahit Ahmet Küzeci

1925 yılında Kerkük şehrinde doğdu, 5 yaşından sonra Molla Hamdi’den Kuran-i Kerim dersleri almaya başladı ve okumayı öğrendi. 7 yaşındayken ilkokula gitmeye başladı ve ikinci sınıfta Kuran-i Kerim derslerinde başarı gösterdi. Öğretmeni Namık Efendi, bazı makamlar ve kolay müzik maarifini öğretmede yardımcı oldu. Küçüklüğünden beri mevlidi şeriflere katılırdı ve zevkle mollaları dinlerdi, bunlardan Molla Taha, Molla Sabır’dan çok şey öğrendi. Özel tören ve düğünlerde de hoyratlar, besteler ve şarkıları İzzetin Nimet, Reşit Küle Rıza gibi ünlü sanatçılardan dinlerdi. 1959 yılında Türkiye’ye gider ve Ankara Radyosunu ziyaret ederek burada bazı Türkmence şarkıları kaydeder. 1959 yılın-da Bağdat Radyosunda Türkmence bölümünün açılma-sı münasebetiyle birkaç Türkmence şarkı, makam ve hoyratlarla çalışmalara katılmıştır.

Bu şarkıcıyla ilgili eklemek istediklerinizi veya yorumlarınızı “Yorum Yaz” bölümünü kullanarak bildirebilirsiniz. Yorumlarınız yönetici onayından geçtikten hemen sonra yayımlanacaktır. İyi eğlenceler dileriz.