Bir Televole Masalı

Gönderen: admin  //  Kategori: Ahmet Selçuk İlkan

Hayat bir televole masalı değildir kızım!
Sakın aldatmasın seni
Seda’nın Güllü’nün o boş kahkahaları
Ebru’ların Çağla’ların Demet’lerin
O sabun köpüğü muhteşem aşkları (!)
Ben ne dev yalnızlıklar bilirim
Ben ne ayrılıklar
Ben ne hıçkırıklar
Kimbilir
Nasıl ıslaktır geceleri onların yastıkları…

Hayat Mehmet Ali’nin çiftliği değildir kızım
Öyle hep yüzüne gülmez bu çarkıfelek
Feleğin çarkına düşünce anlarsın
Aslanın neresinde ekmek.

Hayat bir Tarkan şarkısı değildir kızım!
Öyle hüp diye içine almaz seni hiç bir sevgili
Ve hiç bir kimse kuş sütüyle beslemez seni
Güzelliğin solunca anlarsın
Aynalarda bile zor bulursun kendini

Hayat ne Aydın’ın “Aydın Havası”
Ne Fatih’in “o kıskıvrak yılan dansı!”
Ne bir Gülben
Ne de Hülya kavgası
Hayat seni kaybettiğim günden beri
İçimde bir kurşun yarası.

Hayat bir peri masalı değildir kızım!
Öyle evinin önünde
Beklemez seni beyaz atlı prensler
Bak Beyaz’ın bile simsiyah oldu hayalleri çoktan
Ve Okan yaralı bir kuştur artık
Hergün kendini gagalamaktan
Ve sanat adına
Arto’yu Hande’yi Sevda’yı zagalamaktan

Hayat bir tatil köyü değildir kızım!
Bir o yana bir bu yana sallamaz seni
Bir düşün
Yıkılan yuvaları
O kırık hayatları
Yarınsız çocukları
Bir düşün
O arka sokakları
Sahipsiz çığlıkları
Çaresiz anaları-babaları…

Hadi olacaksan
Gel doktor ol öğretmen ol alim ol
Kırılmış kanadım, kolum elim ol
Umudum ol güneşim ol ateşim ol
Seni de sarsın mutluluğun
O sımsıcak kolları
Ve seni de yutmadan
Reyting canavarının o sahte yıldızları!..

Unutma
Sakın unutma kızım!
Onların
Hazindir bir romandır
Özendiğin bütün hayatları…

Bana Bunu Yapmayacaktın

Gönderen: admin  //  Kategori: Ahmet Selçuk İlkan

şiir:
bana bunu yapmayacaktın
öyle sırtımdan vurmayacaktın beni
gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin
ve öylesine gururlu bitişin

gel gör ki gel görki
kötü oynadın bu oyunu
erken düştü masken yüzünden
demek ki demek ki
sen içimde büyüttüğüm bir dev değil bir hiçtin
görüyorsun işte gittin vede bittin

bana bunu yapmayacaktın
böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni
bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin
yoksa yoksa benmi yanlış tanıdım seni
yoksa hep böyle kirlimiydi senin denizlerin

işte ellerimde suç ortağı bir sinema bileti
bir pastane köşesi bir tiyatro gişesi
bu kadar ucuza gitmeyecektin
sigara dumanlarında harcamayacaktın bu aşkı
ve aşk cellatlarına meze yapmayacaktın beni

şimdi şimdi boş bir mezar bulsam
seni böylesine sevdiği için
oraya bırakırdım kalbimi

şarkı:
senin adın yalan olsun
yalanlarla yaşıyorsun
karşılıksız sevdim seni
yanlızlık seni bulsun

şiir:
bana bunu yapmayacaktın
böyle küstürmeyecektin şiirlerimi
kan kırmızısı yağmurlar yağdırmayacaktın gecelerime
kanatlarını kırmayacaktın umutlarımın
beni böyle çıldırtmayacaktın

artık artık adın ihaneti çağrıştırıyor bana
ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini
söyle söyle şimdi hangi yüreğe saplıyorsun
o acımasız hançerini

bilki bilki bundan böyle
yasaklanmış kitaplarım gibisin artık bana
yaklaşmam yasak dokunmam yasak
ve ömrümce sarılmam yasak sana

bana bunu yapmayacaktın
bana bunu yapmayacaktın
bana bunu yapmayacaktın
yapmayacaktın