Şub 18
Yaylamızın yolu cılgadır bizim
Yürürüz yürürüz uzar gideriz
Tek durak yerimiz gölgedir bizim
Yürürüz yürürüz tezer gideriz
Toprak dam tabanda yok bile hasır
Odundan gelenin elleri nasır
Böyle mi geçecek bu koca asır
Yürürüz yürürüz bezer gideriz
Erkenden uyun da erken uyanın
Azığı çok koyun yolda dayanın
İz geçer altından büyük kayanın
Yürürüz yürürüz ezer gideriz
Öğlende avratlar sağın davarı
Malların önüne dökün zavarı
Sütüme dökülen toprak duvarı
Yürürüz yürürüz süzer gideriz
Yayığa doldurup çıkarın yağı
Yerlere sağılır sütlerin çoğu
Tuluğun içinde yirminci çağı
Yürürüz yürürüz gezer gideriz
Dağlarım perişan dağlarım fakir
Kimimiz çobandır kimimiz okur
Bir ayak düzlükde öteki çukur
Yürürüz yürürüz kızar gideriz
Ceylanim dertlerim saymakla bitmez
Yaylanın yolları aklımdan gitmez
Toprak dam altında her adam yatmaz
Yürürüz yürürüz tozar gideriz
Bu Yazıyı Paylaşın
Şub 18
Yarim sensin güzel yarı da benim
Firar etti aklım duy beni beni
Beden senin için senindir canım
Aşıktan deliden say beni beni
Senden ayrı durmak zulüm çektirir
Dert bağıma bir bir fidan diktirir
Aklıma geldikçe yaşlar döktürür
Ceylani perişan vay beni beni
Bu Yazıyı Paylaşın
Şub 18
Zalım idin soğuk idin kış idin
Dağlarında gezdim yorgunum biraz
Çok ağladım çok dolandım üşüdüm
Seni unutmadım dargınım biraz
Nerenden vuruldun nedir bu akan
Kızıldağ’dan coşmuş besbelli ki kan
Ateşlere düşsün bağrını yakan
Bir bulut başımda durgunum biraz
Al’İzzet-Veysel’i Hüseyin Selim
Aşıkların vardı kimden bu zulüm
Başına hal geldi sağ olan kulun
Daha ne gelecek gerginim biraz
Ceylani topraktan kaynayıp çıkar
İnceden öz olur ırmağa akar
Filize fidana suyunu döker
Binleri büyütür gürgünüm biraz
Bu Yazıyı Paylaşın
Şub 18
Yarım sensin güzel, yarı da benim
Firar etti aklım duy beni beni
Beden senin için, senindir canım
Aşıktan deliden say beni beni
Türkün türküm olmuş dudakta dilde
Kavuşmaz yaraymış aşk olan kulda
Mızrabım perişan dermansız elde
Aşkın hançeriyle oy beni beni
Sohbetin bal mıdır, ağzın dürümü
Çayların suları senden duru mu
Yoluna koymuşum garip serimi
Zülfikar elinde kıy beni beni
Adın özlem midir bilmem sılamı
Çok yeldim peşinden buldum belamı
Hayalin gönlümde dilde kelamı
Gençlik ömrüm gitti zay beni beni
Bazı tok gezelim bazı bazı aç
Sende bizden doldur sen de bizden iç
Sanma yaralayan okundaki uç
Gözün üstündeki yay beni beni
Senden ayrı durmak zulüm çektirir
Dert bağıma bir bir fidan diktirir
Aklıma geldikçe yaşlar döktürür
Ceylani perişan vay beni beni
Bu Yazıyı Paylaşın
Şub 18
Gurbette hasretlik çökmüş üstüme
Gözlerim ağlıyor elim ağlıyor
Söylemem eşime yakın dostuma
Sözlerim ağlıyor dilim ağlıyor
Hallarımı bilen kullar sayılı
Dertleri sorarsan bir bir kayılı
Ayaklar nasırlı eller soyulu
Dizlerim ağlıyor belim ağlıyor
Memleketten haber veren bulunmaz
Dönmek istesen de sıran bulunmaz
Yaram göz göz oldu saran bulunmaz
Bezlerim ağlıyor zulüm ağlıyor
Özledim köydeki isli ocağı
Harmanda ekinde yazın sıcağı
Baharda navruzu börtü böceği
Yazlarım ağlıyor gülüm ağlıyor
Çağır küçük kızı saçını tara
Oğlanın dizleri hep yara bere
Gelip de bizleri görsen bir kere
Kızlarım ağlıyor oğlum ağlıyor
Ceylaniyim şimdi dokunur tele
Söyleyip türküsün savurur yele
Duyarsa sevdiğim çok selam ola
Sazlarım ağlıyor telim ağlıyor
Bu Yazıyı Paylaşın