Aşık Ömer
Gel Efendim Gel (Çün Dilek)
Çün dilek geçmedi sen periruya
Ko ben ağlayayım gel efendim gel
Şemşir-i ahımı kastı aduya
Açıp zağlayayım gel efendim gel
Ben derdi mihnetle çekeyim gamı
Tenhaca ellerle sen eyle demi
Ateş-i hasretle dertli sinemi
Yakıp dağlayayım gel efendim gel
Çün adular seni benden ayırıp
Tatlı canım gibi senden ayırıp
Ben dahi gönlümü senden ayırıp
Gayre bağlayayım gel efendim gel
Arayım akranın dünya yüzünde
Gahi karada gah derya yüzünde
Taşkın [...]
Efendim Gisü-yi Siyehkarında
Efendim gisü-yi siyehkarında
Mihmanın değildir ya nedir gönül
Manend-i andelib gül’ izannda
Zülalin değildir ya nedir gönül
Huda kemal üzre vermiş kemali
Gönlümden gider mi hüsnün hayali
Şöyle senden ayrı Ya’kub misali
Giryanın değildir ya nedir gönül
Ne bilir esrar-ı Mevla’yı cahil
Muhabbetle olur rizayı tahsil
Cemalin gördükçe mest-i laya’kil
Hayranın değildir ya nedir gönül
Ah etsem ahımdan yerde taş oynar
Akar gözlerimden kanlı yaş oynar
Çevgan-ı zülfünde can [...]
Efendim (Pay-i Taht İçinde)
Pay-i taht içinde mislin bulunmaz
Sencileyin kaşı keman efendim
Bu fena dünyada yarsız olunmaz
Gel bir dem sürelim hemen efendim
Gamzen oklarıyla bağrım delersin
Ariflik eyleyip yüze gülersin
Gönülünü benden almak istersin
Kıyma ben kuluna aman efendim
Nitekim can tende severim seni
Nice koçmayayım ol nazik beli
Hasret yatağından gel kaldır beni
Var ise göğsünde iman efendim
Ömer’in göğsünde sular çağlasın
Aşkın ateşiyle sine dağlasın
Sarılalım kıyamete kalmasın
Kalksın üstümüzden [...]
Bir Hoşça (Bir Kaşı Hilale)
Bir kaşı hilale meyletti gönül
Çağı gelmiş amma yine bir hoşça
Yanağı gülleri beyaza dönmüş
Ruyler solmuş amma yine bir hoşça
Aşık eğlencesi hubların şahı
Naz ü istiğnayı koymamış dahi
Hatt-ı ruhsariyle zülf-i siyahı
Henüz gelmiş amma yine bir hoşça
Cevreyleme bana ömrümün varı
Rind meşrep ol artık terkeyle arı
Hatadan hıfzede cenab-ı bari
Yiğit olmuş amma yine bir hoşça
Ömer der vaslına eren övünsün
Alemde hemen o [...]
Hak’tan Gayri Kimse Bilmez
Hak’tan gayri kimse bilmez dilinden
Bülbül şakır yazı kışı Sakız’ın
Kurtar deyü çün adunun elinden
Hak’ka niyaz eder taşı Sakız’ın
Öğme gidi yezid neye öğersin
Seng-i siyah ile sînen döğersin
Sen islama bir gün boyun eğersin
Zira görülmüştür düşü Sakız’ın
Yüğrük gemilerin salma engine
Labüd sataşırsın bir gün rengine
Mağrur olup ateşine çengine
Vire idüp kurtar başı Sakız’ın
Yeni burca Kıral burcu dediler
Muhkem bina imiş kafir gidiler
Der [...]




