Naat-ı

Gönderen: SeDaT  //  Kategori: Ahmet Özhan

Naat-ı

Mübtelâ yi mihnet-i mâsivâyım Efendim

Garîk-i bahr-İ İsyan bir rüsvâyım Efendim

Açılsın ne olur cemâl-i pâkinden nikâb

Yüzüne aşinâ-yı pür-vefâyım Efendim

Varıp bezmine âjıkân binblr leâl ister,

Ben bir garîb-İ nâlân u peydayım Efendim

Geçerler candan, girenler nûr hâlene bîr kez,

O dertten bin belâya müptelâyım Efendim
..

Olur Mecnûn görenler ruhsârtm a cânân

Kapında mülk-i serap bir gedâyım Efendim

Esîr-i dâm-ı firkatte hep yandım yakıldım;

Her subh u şâm inleyen tam bir nâyım Efendim

Seherler bûy-ı huzurunla tüterken her şeb,

Ben neden nâr-ı hasrete yanayım Efendim

Kerem eyle bırakma bendeni bu hicranla

Kerem kılmazsan, nasıl dayanayım Efendim
 

Millet Ruhu-i

Gönderen: SeDaT  //  Kategori: Ahmet Özhan

Millet Ruhu-i

Beklerim onu her

sabah erken,

Ak hülyalara yelken açarken;

Dönmüş geliyor kolunda cepken,

Beklerim onu her

sabah erken…

Gözlerim her

gün guruba kadar,

Ruhum yollarda hep onu arar..

Şu hüzünlü mavilikte zâr zâr,

Beklerim onu her

sabah erken…

İnleyen Bir Nayım

Gönderen: SeDaT  //  Kategori: Ahmet Özhan

İnleyen Bir Nayım

Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh

Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh

Umardım hep cemâl-i pâkinden teceİlîler,

Bak şimdi; firaka

sezayım Yâ Resûlallâh

İnlerken nây-ı kalbim ümîd-i feyzinîı; dâim,

Cürmümle o demde cüdayım Yâ Resûlallâh

Saçılır iklİm-i pâkinden âleme rahmet,

Ben neden kuruyup solayım Yâ Resîlallâh

Ne şevkti tüterken bûyun herdem seherlerde,

Ya şimdi, inleyen bir nâyım Ya Resûiallâh

Kabul kıl mücrimi, kovma kapmdan ne olur

Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resülaüâh

Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî

Bittim billahi; pür şekvayım Yâ ResBIallâh

Günah bana yaraşmaz, doğru… Af sanin sânın

Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh

Hüzünlü Gurbet

Gönderen: SeDaT  //  Kategori: Ahmet Özhan

Hüzünlü Gurbet

Beynim tıpkı bir sorular harmanı,

Kafamda istifham, cevabı sisli;

Gezer dururum yorgun ve âvâre..

Sarmış, buğulu büzün dört bir yanı,
Kalbim annemin kalbi gibi hisli;

Her hâlim garipliğime emare…

Kulaklarımda bir gurbet jüri,

Nağmelerimde poyraz serinliği..

Düşüncem “veda” diyor bu yerlere.

Burda ruha güzellikler sinmiyor,

Tüter gözümde o bizim bahçeler;

Nerde o yemyeşil bahar günleri?.

Doğ ey ışık, doğ gönlümün içinden

Tasayla dolaştığım bu yerlerde,

Bana ruhumun sırlarını duyur.

Bir ses sun o eski bestelerinden,

Şu hüzünlü şafakta perde perde..

Açlıkla kıvranan ruhumu doyur..

Hülyalarımdaki Dünya

Gönderen: SeDaT  //  Kategori: Ahmet Özhan

Hülyalarımdaki Dünya

Söyleyin nerde ruhumun dünyası o diyar,

Ferhat gibi dağları yarıp yarıp gideyim..

Eşiğine baş koyup da ağlayayım zâr zâr,

“Ne olur

gel, gel artık” diye feryat edeyim

Yıllar var onun hayaliyle avunuyorum,

Kanayan şu gönlümde en onulmaz yaralar;

Kimse bilmez nasıl bir hicranla yanıyorum,

Gözlerimden akan gönlümdeki hâtıralar…

Ey tatlı hülya, bir şifâ sun kendi dilinden,

Ateş-i hicranımı onunla söndüreyim.

Vur mızrabını, nağmeler duyur bam telinden,

Duyur ki, onunla efgâmmı dindireyim.