Duvar

Gönderen: GencBesiktasli  //  Kategori: Zülfü Livaneli

Dağ başını duman almış
Gümüşdere hiç akmıyor
Yolu tutmuş eşkiyalar
Bırakmıyor bırakmıyor

Bu gökdeniz nerede var
Nerede bu dağlar taşlar
Ah şu yıkılası duvar
Bırakmıyor bırakmıyor

Şu ağaçlar güzel kuşlar
Kuşlar dallara konmuşlar
Geçit vermez sıra dağlar
Bırakmıyor bırakmıyor

Dönen Dönsün

Gönderen: GencBesiktasli  //  Kategori: Zülfü Livaneli

Ela gözlüm benle gitmek dilersen
Eylen güzel eylen bile gidelim
Yel vursun erisin dağların karı
Koyun kuzu melesin de gidelim

Irak derler Karaman’ın ilini
Köprüsü yok geçemedim selini
Menevşe yaylanın perçem belini
Lale sümbül bürüsün de gidelim

Karacaoğlan der ki geçti ne fayda
Merhamet kalmadı yoksula bayda
Bu ayda olmazsa gelecek ayda
On bir ayın birisinde gidelim
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte başım keserse
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan

Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz gelir orda derilir
Piri olmayanlar orda bilinir
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan

Pir Sultan’ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan

Doğdukları Yerde Ölenler

Gönderen: GencBesiktasli  //  Kategori: Zülfü Livaneli

Bozkırda bir kasabadan geçerken
Tozlu yolda iki sıralı kahveler
Öyle sakin kıpırtısız
Otobüsü süzerler
Doğdukları yerde ölenler

Sıcak öğle sonları, kan uykularda
Serinliği dipsiz kuyuların
Soğutulmuş testilerde sızıntı
Güneş birden devrilir gider
Ve geceleri titrek fenerler
Hiç şıkayet etmezler
Doğdukları yerde ölenler

Dağ başında bir köyde
Kar altında dal gibi bir kız
Munzur dağı gibi köye yazgılı
Çeşme başındakı gülüşmeler

Dünya onlar için dönmez
Bilmezler yol yorgunluğunu
Sesleri yankı bulur
Hep aynı kayadan, aynı saat diliminden
Düşlerinde Çin-ü Maçin’e giderler
Doğdukları yerde ölenler

Dağlara Küstüm

Gönderen: GencBesiktasli  //  Kategori: Zülfü Livaneli

Tozlu yollarına düştüm de geldim
Haramiler kesmiş suyun başını
Yolların bacını verdim de geldim
Bilmem kim silecek gözüm yaşını

Kendime kastım Ali, dağlara küstüm Ali
Dar günde dostum Ali

Kınama hallerimi, bağlama dillerimi
Açık et yollarımı

Zalimin elinden kapına geldim
Kan gölü içinde bunaldım kaldım
Yetiş ya erenler canımdan oldum
Bilmem kim saracak yaralarımı

Çok Uzak (Bu Bulanık Anıyı)

Gönderen: GencBesiktasli  //  Kategori: Zülfü Livaneli

Bu bulanık anıyı anlatmak isterdim
Ama silinmiş nerdeyse bir şey kalmamış
Çok eskiden çok ta gençlik yıllarımdan
Bu bulanık anıyı anlatmak isterdim

Bir giysiydi sanki yaseminler
Ağustostaydı ağustosta bir akşam
Gözlerini hatırlıyorum biraz sanırım maviydiler
Ah evet maviydiler mavi gökyakuttan